BLOG | 2021’DE MODA VE GİYİM SEKTÖRÜNÜN TOP 9 TRENDİ

2021’DE MODA VE GİYİM SEKTÖRÜNÜN TOP 9 TRENDİ


AliExpress University

Yayınlanma Tarihi: 09-02-2021
157

2021’DE MODA VE GİYİM SEKTÖRÜNÜN TOP 9 TRENDİ

Moda ve giyim sektörü, son bir yıl içinde bambaşka yönlere doğru ilerledi. Bu trendlerin bazıları, önümüzdeki yıllarda kalıcı sonuçları olabilecek pandemi ve kültürel değişimlerin etkisiyle şekillendi.

Sektördeki satıcıların da bu trendlerin farkında olması zorunlu hale geldi. Bu yazıda, moda ve giyim sektöründeki en iyi 9 trendi açıklayacak ve 2021 tahminlerimizi paylaşacağız. Son olarak da global pazaryerinde giyim ürünleri satmaya yönelik ipuçlarından bahsedeceğiz.

Öncelikle bazı sektör istatistiklerine göz atalım.

Moda Sektörüne Genel Bakış

Moda ve giyim sektörünün öne çıkan trendlerinden bahsetmeden önce, sektörün global durumuna hızlıca göz atalım.

1.                  Globalde moda sektörünün değeri, 2028’e kadar 44 milyar USD’ye ulaşacak.

2.                  Moda sektöründe online alışverişe ait payın 2023’e kadar %27'ye ulaşması bekleniyor.

3.                  349.555 milyon USD ile ABD, küresel pazarda liderliğe sahip. Çin ise 326.736 milyon USD ile ikinci sırada yer alıyor.

4.                  B2B müşterilerinin %50'si moda ve giyim ürünleri ararken internet üzerinden araştırma yapıyor.

Moda ve Giyim Sektöründeki Top 9 Trend

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi son bir yıl içinde, küresel moda ve giyim sektöründe bazı büyük değişimler oldu. Bu sektördeki top 9 trende göz atalım.


1. E-ticaret büyümeye devam ediyor.

Online alışveriş birkaç yıldır müşteriler arasında zaten popülerlik kazanmıştı, ancak COVID dolayısıyla karantina uygulamalarının başlamasıyla beraber, mağazaların kapıları aylarca kapalı kaldı. Ne yazık ki bu mağazalardan bazıları, zararını karşılayamadı ve işletmelerini kapatmak zorunda kaldılar.

 

Neyse ki e-ticaret, zaten salgın öncesinde de yeni normal haline gelmeye başlamıştı. Bu yüzden bazı işletmeler yönünü neredeyse sadece e-ticarete kaydırarak hayatta kalmayı başardı. İşletmelerin şu anda fiziksel mağazalarda satış yapmasının pek avantajı olmadığı için e-ticaretin büyümeye devam edecek.

2. Kıyafetler cinsiyetten kurtuluyor.

Cinsiyet ve bu olguyu çevreleyen "normlar" hakkında yeni fikirler gelişiyor. Toplum, yüzyıllar boyunca kadınları ve erkekleri iki ayrı yere koydu. Ancak birçok kültürde bu ayrım netliğini kaybetmeye başladı ve insanlar, kendi cinsiyeti için belirlenenden ziyade kendini rahat hissettiği kıyafetleri giymeye başladı.

 

Bu daha cinsiyetsiz giyim ürünlerinin üretiminin artmasına neden oldu. Şimdilik tamamen cinsiyetsiz olan markaların sayısı sınırlı ama birçok marka, unisex koleksiyonlarını piyasaya sunmaya başladı bile. En popüler cinsiyetsiz markalar arasında Blindness, One DNA ve Muttonhead yer alıyor.

 

Moda sektörünün çoğunluğunda hâlâ "erkek", "kadın", "erkek çocuk" ve "kız çocuk" seçenekleri var ama unisex ürünler sayesinde insanlar artık bu etiketlerden uzaklaşarak kendi modalarını yaratıyor.

3. Rahat giyim ürünlerinin satışları artıyor.

COVID-19 birçoğumuzun yaşam şeklini değiştirdi. Birçok yetişkin evden çalışmaya, çocuklar ise uzaktan eğitime başladı ve halka açık pek çok alan kapatıldı. Böylece evde daha fazla zaman geçirir olduk. Eve kapandığımız günlerden bu yana spor ve ev giyim ürünlerinin satışlarında önemli bir artış gözlendi.

 

Mart 2020'de pijama satışlarında %143'lük artış ve sütyen satışlarında %13'lük düşüş yaşandı. Müşteriler, konforu ön plana çıkmaya başladı.

 

2020’nin son çeyreğinde, moda alanındaki pek çok perakendeci, artık konforun önce geldiğini fark etti. Kampanyalarında ellerindeki en rahat ürünleri öne çıkardılar. Birçok kurum çalışanlarının evden çalışmaya devam etmesine izin veriyor. Bu trend bir süre daha varlığını sürdürebilir.

4. Etik ve sürdürülebilir alışveriş tercih ediliyor.

Son yıllarda moda sektörü, özellikle de hızlı moda sektörü hakkındaki sosyal sorunlara dikkat çeken tanınmış kişilerin sayısı arttı.

 

Müşteriler ihtiyacından daha fazla kıyafet alıyor ve her yıl milyarlarca ton çöpe gidiyor. Bu yüzden tekstil atıkları, tüketicilerin harcama alışkanlıkları nedeniyle hiç olmadığı kadar yükseldi. Tekstil atıklarının önüne geçmek için bazı müşteriler ya uzun süre dayanacak kaliteli ürünler üreten ya da kıyafetleri geri dönüştürülmüş malzemelerden üreten markalara yöneliyor.

 

Öne çıkan etik sorunlardan bir diğeri de iş gücü sömürüsü. Çalışanların çok kötü koşullarda ve çok düşük ücretler karşılığında çalıştırılması, pek çok müşterinin içine sinmiyor. Bu konular hakkında daha çok farkındalık kazanıldıkça adil ticaret uygulamalarını benimseyen markaları tercih edenlerin sayısı artıyor.

 

Sürdürülebilirlik ve benzeri konular yaşam tarzının bir parçası haline geldikçe bu trendlerin önem kazanması muhtemel.

5. "ReCommerce" (yeniden ticaret) büyüyor.

Son bir yıl içinde "ReCommerce" popülerliğini artırdı. Bu terim indirim mağazaları, ikinci el dükkanı veya birinin ikinci el kıyafetlerini satın alma anlamına geliyor. LetGo, DePop, OfferUp ve Facebook pazaryerleri gibi tüketiciden tüketiciye ulaşan pazarlar da "ReCommerce" trendini güçlendirdi.

 

Bu trendin, çevre dostu alışveriş ve atık azaltma hareketlerinden de güç aldığı doğru. Ancak "upcycling" trendi ve vintage parçaların yeniden değerlendirilmesinin de katkısı yadsınamaz. Upcycling, bir müşterinin satın aldığı parçayı kendi tarzına göre değiştirmesi anlamına geliyor. Giysileri boyamayı, kesmeyi ve dikmeyi buna örnek gösterebiliriz.

 

ReCommerce’in, tüketiciler tarafından tercih edilmesini sağlayan özelliklerinden biri de ürünlerin çok daha uygun fiyata satın alınabiliyor olması.

6. Yavaş moda yükselişe geçiyor.

Müşteriler, sürdürülebilirliği ve etik değerleri ihlal etmesi nedeniyle hızlı modadan vazgeçmeye başladı. Yavaş moda da buna bağlı olarak popüler bir alternatif haline geldi ve moda sektörünün önde gelen markaların koleksiyonlarında kendini göstermeye başladı.

 

Bunun bir parçası olarak "sezonsuz" moda fikri ortaya çıktı. Modanın önde gelen markaları, sezonların hızlı tüketime neden olması sebebiyle yeni ürünlerini sezonluk olarak satışa sürme fikrinden uzaklaşmaya başladı.

 

Normalde belirli bir sezonda kullanılan stiller başka sezonlarda da görülmeye başlandı. Örneğin çiçekli baskılar ve pastel renkler genellikle ilkbahar sezonunu çağrıştırsa da bazı markalar sonbahar sezonunda da bu öğelere yer veriyor.

 

Sezonsuz moda trendi hem tüketicilere hem de tasarımcılara bir kıyafetin yalnızca birkaç ay boyunca trend kalmaya mahkum olmadığını gösterdi. Böylece markalar, birkaç sezon dayanacak olan daha kaliteli ve dolayısıyla daha yüksek fiyatlı parçaları piyasaya sunmaya başladılar.

 

Birçok moda markası henüz bu trendleri benimsemiş değil ve ileride neler olacağını beraberce göreceğiz. Ancak sektör liderleri inisiyatifi ele aldığı için daha fazla markanın gelecekte bu trende ayak uyduracağını söylemek mümkün.

7. Online alışveriş gelişiyor.

Online alışveriş son yıllarda daha popüler hale geldi. Yine de birçok müşteri, parçanın üzerinde nasıl duracağını görmek için fiziksel alışverişi tercih ediyor. Geçen yıl, bu sorunu çözen bir teknolojinin doğuşuna şahit olduk.

 

E-ticaret satıcıları, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik teknolojisi yardımıyla online alışveriş deneyimini geliştiriyor. Bu teknolojilerin ikisi de müşterilere, parçanın gerçekte nasıl görüneceğini sanal bir giyinme kabini üzerinden gösteriyor.

 

Bu teknolojiyi destekleyen birkaç uygulama var. Hâlâ geliştirilme aşamasında olan bu teknolojiyi önümüzdeki yıllarda online mağazalarda göreceğimizi umuyoruz.

8. Kapsayıcılık ön plana çıkıyor.

Uzun yıllar boyunca büyük beden için çeşit bulmak oldukça zordu. Birçok marka bu kadınları göz ardı etti ve S, M, L ve XL haricindeki bedenlere uyan parçalar üretmedi.

 

Beden olumlama, tüm şekil ve boyutlardaki bedenleri yücelten ve git gide büyüyen bir trend haline geldi. Bu trendle birlikte artık moda sektöründe her boyut ve stile yer verilmesi hedefleniyor.

 

Alibaba.com tarafından yapılan çalışmalara göre büyük beden kadın giyim pazarının değerinin, 2021 yılının sonunda 46,6 milyar USD’ye ulaşması bekleniyor, yani üç yıl öncesinin tam iki katına ulaşacak. Bu da büyük beden giyenlere her zamankinden daha fazla seçenek sunulduğu anlamına geliyor.

 

Kapsayıcılık yalnızca bununla sınırlı değil. SKIMS gibi markalar, yalnızca beyaz tenli müşterilere yönelik üretim yapan geleneksel moda trendlerinin aksine artık "ten rengi" ve "nötr" parçalar da üretiyor.

 

Moda sektörü, daha fazla insana yönelik stiller yaratmanın yanı sıra kampanyalarına da daha farklı kesimlere yer veriyor. İleri görüşlü markalar, farklı vücut tiplerine sahip farklı ırklardan modellerle çalışıyor. Böylece daha fazla müşteri dergilerde, reklam panolarında ve diğer reklamlarda kendilerine benzeyen insanları da görebiliyor.

9. Ödeme seçenekleri artıyor.

Birçok perakendeci, tüketicilere satın aldıktan sonra ödeme yapma seçeneği sunuyor. Örneğin müşterilere, 400 TL'lik siparişlerinin ödemesini 4 ayda 100’er TL’lik taksitlerle ödeme seçeneği sunuluyor.

 

"Şimdi Satın Al, Sonra Öde" yaklaşımıyla müşteriler, henüz ceplerinde olmayan parayı da harcayabiliyor. Bu trend alt segment moda markaları arasında başladı ve tasarımcı ile lüks markalarda da daha sonra bu trende katıldı.

 

Global pazarda henüz yeni olduğu için bu seçeneğin uzun vadedeki etkilerini kestirebilmek zor.

 

MODA VE GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN 2021 TAHMİNLERİ

Pandemi henüz sona ermediği için moda ve giyim sektörünün 2021'de nasıl olacağını tahmin etmek çok zor. Belirsizlikler hâlâ mevcut ve birçoğumuzun yaşamı normale dönmedi. Bu nedenle tüketici davranışlarının eskiye ne zaman döneceğini, hatta dönüp dönmeyeceğini söylemek pek de kolay değil.

 

Ancak, yeni ve gelişmiş teknoloji ile sosyal bilinçlenme trendleri bir süre daha devam edeceğe benziyor. Teknoloji gelişmeye devam ettikçe ve insanlar küresel problemler hakkında daha çok bilgi edindikçe kolektif sosyal bilincin yükselmesi ve tüketici alışkanlıklarının köklü bir değişim gözlenmesi muhtemel.

 

GLOBAL PAZARYERLERİNDE GİYİM ÜRÜNLERİ SATMAYA YÖNELİK İPUÇLARI

Global pazaryerleri moda sektöründe birçok müşteri ve satıcı arasında köprü görevi görüyor. Eğer pazaryerlerinde giyim ürünleri satmayı planlıyorsanız ürünlerinizin görünürlüğünü artırmak ve daha fazla satış yapmak için birkaç önerimizden yararlanabilirsiniz.


1. Trendlere dikkat edin.

Moda sektörü her zaman değişiyor ve gelişiyor. Ancak geçen yıl gördüğümüz bazı trendler, gelecek yılların trendlerine zemin hazırlıyor olabilir.

Kapsayıcılık ve sürdürülebilir moda, markanızı iyi gösterecek trendlere örnek gösterilebilir. İşletmenizde sosyal bilinçle hareket etmek size pozitif sonuçlar doğuracaktır.

 

Ayrıca, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik gibi teknolojileri benimsemek, diğer işletmeleri yakalamanıza yardımcı olabilir.

 

İşletmenizi tepeden tırnağa değiştirmenize veya çalışmalarınızı trendlerle eksiksiz uyum sağlayacak hale getirmenize gerek yok. Ancak sektördeki yeniliklere ayak uydurmak, sizi rakiplerinizden bir adım öne taşıyabilir.


2. Profesyonel fotoğraflar kullanın.

Giyim koleksiyonlarınızı öne çıkarmanın en iyi yöntemlerinden biri profesyonel fotoğraflar kullanmak. Ürünlerinizin fotoğraflarını farklı modellerin üzerinde, farklı açılardan çekin.

Bunu yapmak, cansız manken üzerinde veya model üzerine photoshop ile yerleştirilen fotoğraflardan çok daha iyi sonuç verir.

 

Dikişlerin ve kumaşın farklı açılardan ve yakından fotoğraflarını çekerek müşterilerinize, kıyafetlerin gerçek hayatta nasıl görüneceği hakkında daha iyi bir fikir verebilirsiniz.


3. Ürünleri ve açıklamaları optimize edin.

Global pazaryerlerinde müşterilerin arama motoruyla aradığı ürünleri bulması mümkün. Bu da ürün ve açıklamalarınızı hedef kitlenizin aradığı anahtar kelimelerle optimize edebileceğiniz anlamına geliyor.


4. Özelleştirme seçenekleri sunun.

Birçok müşteri, renk seçimi veya logo eklemek gibi özelleştirme seçeneklerini tercih ediyor. Sizin için mümkünse bu seçenekleri müşterilere sunun. Profilinizde ve ürün bilgi sayfalarınızda OEM (orijinal ürün imalatçısı) veya ODM (orijinal tasarım imalatçısı) olduğunuzu belirtin.

 


5. Deneme ürünleri gönderin.

Moda sektöründe her kalite ve türden giyim ürünü mevcut. Müşterileriniz, kendilerine gönderilen deneme ürünleri sayesinde tam olarak neye sahip olacaklarını görebilir. Bu şekilde kumaşa bizzat dokunarak kumaşın kalitesini anlayabilir ve ürünleri kendi gözleriyle görebilir.

 

Birçok satıcı, tüketicilerin giyim ürünlerini toptan satış fiyatıyla satın almasını önlemek için minimum sipariş tutarı belirler. Perakende satış fiyatıyla örnek ürün göndererek bu durumun önüne geçebilirsiniz.


6. Önceden planlayın.

Sezonluk giyim ürünü satışlarındaki artışlar için önceden hazırlık yapın. Kışın aralık ayında başladığı bir bölgeye palto satıyorsanız müşterilerinizin eylül veya ekim aylarında ürünleri görüntüleyebildiğinden emin olun.

 

“Sezonsuz” moda trendi hız kazansa da beklenmeyen hava değişiklikleri nedeniyle farklı parçaların kullanılmasına da hâlâ ihtiyaç var.

 

Moda ve giyim sektöründe son bir yıl içinde bazı ilginç gelişmeler ve değişimler yaşandı. Bu trendlerin arkasındaki en büyük etmenler yeni teknolojilerin ortaya çıkması, etik tüketime doğru yönelme ve pandemiydi.

Satıcı olarak geride kalmak istemiyorsanız endüstri trendlerine ayak uydurmanızı öneririz.

Referanslar: https://seller.alibaba.com/businessblogs/pxj79hm8-top-9-fashion-and-apparel-industry-trends-for-2021